Onder Yuce Where the weird happens

26Mar/090

Halil Pazarlama

halil

Bir zamanlar Bizimkiler dizisi vardı. Türk televizyon tarihindeki ilk adam akıllı dizilerden(belkide birkaçından biri). Karakterler cuk oturmuş , konular gündelik olaylar üzerine gelişirdi. Şimdiki gibi kastırınç senaryo düzeninden uzakta, ilk izleyeni bile içine alan bir diziydi. Neyse dizide hastası olduğum  iki karakter vardı biri Cemil karakteri , diğeri de Halil Pazarlama 'nın sahibi Halil bey. Bu adamın yaptığı çakallıklar, bakkalını ayakta tutabilmek için başvurduğu köylü kurnazlıkları ve ilginç ar-ge çalışmaları( halil pazarlama kapınızda anonsu ile dolaşan 3 tekerlekli triportör) ilgincime giderdi. Etrafında o kadar hazır yiyici varken( 2. karısı, eniştesi yengeç ve asalak 2 oğlu , damadı Cafer:) hepsini dize getirir , kendisini yemeye çalışmalarına rağmen ortak bir denge kurardı. Belki de hiç sevmediğim sokak bakkallarına sırfHalil Pazarlama sayesinde  sempati ile bakarım.

Gelelim asıl konuya.İstanbul'da yaşayıp da okuldan, işten eve giderken akşama yenilecek birşeyler almak için kaçımız bakkallara gidiyor? ya Bim ya Carrefour ya da migros gibi marketlerden akşama yenecek şeyleri alıyoruz.Bakkaldan en fazla marketlerden almayı unuttuğumuz ekmek, ya da sigarayı alıyoruz. Burda hemen ''istanbulda üniversite okuyan kemalist  öğrenci tavırlarına girip bakkallar bizim değerimiz, mahallelerimiz değerleri onları koruyalım, onlardan alışveriş yapalım'' saçmalığını önermeyeceğim. Çünki kimse parasını sokakta kazanmıyor ve markette taze olan ürünü bakkalda bayatlama ihtimalli olarak etiket fiyatından pahalıya almaz. Eskiden bakkallar tutuluyordu çünkü yatırımcı yoktu, markalarda illaki ürünlerini bakkalda pazarlıyorlardı falan filan. Bi sürü neden sayabiliriz ama konumuz bu değil. Olan oldu  bundan sonra bakkalar nasıl kurtulur düşünmeliyiz. Fiyat olarak marketlerle yarışmaları imkansız, (nedenlerini az çok tahmin edersiniz tekrar sayıp kafa ütülemeye gerenk yok ) kalite olarak da yarışmaları bir hayli zor gözüküyor. Çünki bir ürünün markette raf süresi 2 gün ise bakkalda 1 haftaya kadar uzuyor. Yani bildiğimiz satış, pazarlama, kalite, ücretlendirme açısından marketlerle sidik yarıştırmaları imkansız peki ne yapabilirler marketlerden farklı olarak?

b

Öncelikle olayın hizmet ve  Sunuş şeklini ele almalılar.Mesela ;

1-İnternet olanaklarını kullanmalılar. Nasıl mı ? Öncelikle dandik bir bilgisayarda olabilir ya da 400 liraya taksitli lap top dokunmaz ona satılıyor.çok basit bakkal amcamız hatmeyıl dan bir mail alır ve msn i yükledikten sonra mahalledeki öğrencilerin msn lerini ve diğer ailelerin msnlerini tek tek alır kaydeder listesine bakkala gelip giderlerken. Zaten öğrenci milleti üşengeçtir msn de Bakkal Mahmut Amcayı gördüğü anda ihtiyacı için markete gideceğine bakkaldan söyler , arada ikide muhabbet ederler işler nası dayı , şu ''karşı apartmandaki Bengü uğruyomu'' filan hesabı böylece öğrenci milletinin sempatisini kazanır marketlere nazaran. Karı Koca işte çalışan aileler de ifonundanmı artık evindeki netindenmi siparişi varsa  zaman kaybetmeden siparişlerini verirler bakkala. Bu çalışan kesim bonkör olur bozuk parada bahşiş diye verirler sanki bakkal taş attı da kolu yoruldu. Böyle bir yöntemle fark yaratabilir marketlere nazaran. Olmadı bu sayede aldığı bilgisayar ve internet ile başka sektörleri tanır bakkalı kapatır en azından (:

2-Yine hizmet açısından bakkallar bu süpermarketlerde bulunan çek çek arabalardan 3-4 tane alıp kapıya koyabilirler.Bu çek çek arabalar yapılan araştırmalara göre insanda alışveriş yapma iştahını kapartıyormuş.  Bu arabaları doldurmak isteyen tüketim manyağı mahalle sakinleri bakkal ın raflarını boşaltmayı kafaya koyabilirler (: olmadı aldıkları şeyler az olsa bile o arabalar ile evlerine poşetleri rahat rahat taşırlar. Amaç burda müşteriye değer verme vurgusunu yakalamak.Çünkü çoğu süpermarket çek çek arabaları dışarıya çıkarılmasına izin vermiyor yurt dışındaki gibi otopark kavramları olmadıkları için, olanlarda nüfuz cüzdanı istiyorlar.

3-Alkol satın!! evet illegal olsada dolap altı, merdiven altı alkol satın.Cem Yılmaz'ın 3 milyon ytl vergi verip Dogan  holdingin 5 milyon ytl verdiği ülkede siz mi doğrucu davutsunuz?Ama abartmayın sadece Efes satın.Ayrıca alkol ,yanında başka şeyleri almayı tetikleyen bir içecektir. Cipsi var , kuruyemişi var, içen için sigarası var.. var oğlu var. Ama Efes satığınızı sadece öğrenciler bilsin.Hatta msn iletisine öğrencileri alkol tüketimini arttıracak şeyler yazın. Off Efes içiyorum hayat bana  güzel diye (:

4-Yeni gelen ürünlerden msn üzerinden reklamını yapın. Mesela abla süper bi ezine peyniri geldi denemek istermisin , abla ekmek yeni sıcak fırından geldi yolliyimi diye. Artık Ev hanımlarının ve Seda Sayan izleyici profilininde internete ve özellikle msn 'e ilgisi artıyor. Çünki yıllarca tek zevkleri Seda Sayan olan bu kitle interneti keşfetti. Yemek tarifi için Emine S. Beder'i beklemiyor televizyona çıkması için nette yazıp buluyor. Yani size msn den sipariş vermesi ona çok orjinal gelecek ve bişey yapıyorum hissi kazandıracak.

Benim fikirlerim bunlar sizinkileride yorum kısmına bekliyorum..

bz

Bana bu postayı atmamda ilham verici olan Halil Pazarlama sahibi Halil amcaya gerçek ismiyle Oktay Sözbir'e burdan ruhu şaad olsun diyorum.

Edit: O meşhur şarkısını dizideki sayko Sabri Bey'e yaptırmış ve parasını ödememiştir(: onun yerine çelik kapı hediye etmiştir.

Halil Pazarlama Kapınızda

söz : Sabri Bey & Ayla Hanım

müzik:Sabri Bey

Vokal:Sabri Bey & Ayla Hanım

müjde müjde

geldi işte

hanımlar geldi işte kapınızda

halil pazarlama

halil pazarlama

halil pazarlama

kapınızdaa..